Kayıtlar

Ne Gördüğün Ne Aradığına Bağlıdır

 Bal köpüklerim koşuunn Sartre'ı çürütüyoruz.      Haşa Mori çarpılırsıınn.. Hayat bir Sartre ise ben Cioran'ım arkadaşlar korkmayın.  (Sad Hamster müzik)   Der ki: "Cehennem başkalarıdır."  Mori Marley (bu ben oluyorum) der ki; Cehennem ait olmadığın yerdir.        Cehennem, bir gül uğruna bütün dikenli bahçede onu bulana kadar çıplak ayak yürümek zorunda bırakılmaktır.  Bu hipoteze birisinin yüzüne kaşlarımı çatıp ciddi ciddi bakarak kafamın içinde kemiklerinden şehriyeli tavuk çorbası yaparken vardım. Mutfağımın arka planında İsmail Yk www.bombabomba.com çalıyordu.     Peki o gül nedir ? Gerçekten var mıdır ? Bilmiyorum. Ama bugün öğrendiğim bir şey varsa o da hanımelilerin güllerden güzel koktuğudur. Aslında dönüp baktığında kendine sorabiliyorsan "değdi mi?" diye ve gülüp geçebiliyorsan işte sana hanımelilerden oluşan koca bir cennet. Bugün o cennetteydim.      İnsanlar her zaman kendinin kurtarıcı...

Heyoyoo 2024 Analizi Yapıyoruzz

 Evett Bal Köpüklerim 2025’e girmiş bulunmaktayız. 🥳      Normal şartlarda 2024’ün analizini yapmam gerekiyordu amaaa… Ya da durun hadi biraz 2024 dedikodusu yapalım.       Mükemmel bir yıldı. Tek kelimeyle. En azından benim için.   Şu “Prime Dönem” dediğimiz geçmişte bir yerlerde en pik yaptığımız zamana yeniden döndüm. Benim prime yılım 2013-2014 senesiydi. Ahaha o zamanlar offf ne popülerdim Facebook’ta. Bir sürü fan sayfası açmıştım. Herkes “admin admin” diye  peşimde  dolaşıyordu. Fotoğraflarım iki bin like alıyordu (bot kasılmayan o zamanlar için yüksek bir like sayısıydı ahahaha) e tabi fan sayfası açtığım ünlülerle de direkt iletişimim vardı. Diğer büyük fan sayfaları adminleri ile tanışıp arkadaş oluyorduk. İşte benim prime zamanlar, dünyanın umurunda olmadığı o hızlı zamanlardı.  Yine o zamanlara döndüm. 2025’te muhtemelen onun devamı olur.  2024’ten öğrendiklerim; 1) İnsanları ilk saygısızlıklarında sil.  ...

Birimizin Ehliyeti Olması Lazımdı O Görevi Ben Üstlendim

Evet arkadaşlar bugün büyüüük bir olay gerçekleşti... 9 Kasım 2024... Bu tarihi dağlara taşlara yazmak istiyorum  Çünkü artık ehliyetim var 💃💃💃💃      Bu bana göre KPSS kazanmaktan daha zor bir sınavdı. Hayatım boyunca hep büyük bir insan olup özel şoförümle her yere giderim diye düşünmüştüm. Evet zaman zaman hala öyle düşünüyorum ama büyük insan olmama bi 20 sene daha vardır ahahah       Aslında ehliyet alma konusu çok ani gelişen bir durumdu. Aklımda vardı, evet ama hep, daha sonra daha sonra ve daha sonra diye sürekli erteliyordum. Ama geçen yıl -zaten ne olduysa geçen yıl oldu- Yolda üç beş adamla yürürken dedim ki; WTTTFFFF biz niye ağustos sıcağında deli danalar gibi aynı yolları yürüyoruz bu İzmir sokaklarında ?!?!      Araba aşerdiğim ilk andı. Daha önce arabayla sadece ileri gitmesini biliyordum ama o haldeyken bile "açılın açılınn araba kiralayacağım off bayılacağım yürümekten çölde bedevi oldum." diye cinnet geçirecekt...

Hadi ben Overthinkistan'a

🎀  Overthinkinstan'a Hoş Geldiniz 🎀      Bugün birazcık düşüneceğiz. Korkmayın beyin yakan bir şey değil ama canınızı yakarsa mesuliyet kabul etmiyorumm.      Geçen gün oturuyoruz üç öğretmen ve klasik, her defasında dönen o konuşmayı başlatması için birimizin acımasız davranması gerek. "Büyüyünce ne olacağız biz ya?" Erikson amcamız yaşasaydı bu günlerii.. Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşasını 11-17 yaş değil 17-30 yaş arası yapardı. Güzel günlerde tespitini yapmış, göçmüş gitmiş.      Biriyle konuşurken en sevdiğim konudur bu. Sessizliği bölen en sert soru. Saatlercee "Şu anki yaşamından mutlu musun?" sorusunun cevabını dinleyebilirim. O da evet mutluyum tabii falan bir şeyler geveler de anlarım bir şeyleri değiştirmek istediğini. Ardından ikinci soru; Bir şeyleri değiştirmek isteseydin neyi değiştirirdin?       İşte sana milyon tane kesik ucu olan bir ip yumağı. Ne tarafa çekersen o tarafa büyüyecek yumağın. ...

Her Fikre Saygı Duyanın Kendi Fikri Yoktur Bölüm:1

       Saygı neydi...      Saygı emekti...Ay dur bir saniye.. Sevgi mi emekti ? Aman canım ne fark eder ? ikisi de emek isteyen bir durum değil mi? "Hep önde gidenin geri birden var benden içeri kendimden deli Adem'den beri saygı evrenseldir sevgim göreceli. Her aslan gerilimine hazır eder ininde öleceğin Zavallı rezil bir eziğin tek hazinesi bahanesidir."       Bende saygının evrensel ve sevginin göreceli olduğuna inanırdım ama aslında ikisi de görecelidir.       Herkese saygı duymak zorunda mıyız ? Bunu ilk kim çıkardı Allah aşkına !? Bu kural yüzünden empati, tolerans, değerlerim, değerim, benliğim, düşüncelerim ve en önemlisi YARGI kelimesini birbirine karıştırıp çorba yapıp afiyetle karşı tarafın içmesini bekliyoruz. Ülkemizin kitap okuma becerisi bakımından -Herkese Kitap Vakfı verilerine göre- 35 ülkeden 28. sırada olduğunu düşünürsek bu kelimelerin anlamlarını doğru bilen ve doğru yerde kullanan insanlar ...

Deccalim ile 15 Saat

 Merhaba Sevgili Okurum... Saat 03.27 ve tahmin edebileceğin gibi bu saatte pek keyifli yazılar yazılmaz. Bugün tam olarak içimdeki bütün hislerin öldüğü günün yıldönümü değil fakat o ayın içerisinde sayılırız. Kutsal Ağustos.     Ağustos beni şaşırtmıyor ki bugün yine beklemediğim bir anda canevinden vurdu.  Uyumadan önce oynatma listemi karışık çalmaya almıştım ve yatağıma uzanmış yavaş yavaş uykuya dalmayı beklerken çok önceden silmem gereken bir şarkıyla karşılaştım. Nilüfer'in Son Arzum şarkısı...     Bazı şarkılar vardır öylece açıp dinleyemezsiniz. Şarkıcı o şarkıyı sadece atfettiğiniz kişi için söyler. Nilüfer Son Arzum'u 2023 Ağustos Deccal'im için söylüyordu. Dünyanın neresine gidersem gideyim o şarkı ona aitti. Bilmeyenler ya da okumaya üşenenler için kısa bir özet geçeyim; bir kuyruklu şeytan düşünün işte o tüm renklerimi çaldı. Bakmayın böyle "aaa geçti gitti canım." naraları attığıma. O bir ateşti, ateştendi. Nasıl ateş yarasının acısı geçte ...

Açın Karnı Doyar Egosu Doymaz

Selamm Sevgili Bal Köpüklerimm.. Mart'tan beri görüşmüyoruz vee sizi çok özleedimm 💕 Evet size birrr sürüü yenii konuyla geldim. Nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyorum çünkü o kadar karmaşık şeyler başımdan geçti ki. Tane tane başlayalım. Son 2 aydır "Bu ne işşş be böyleee !?!" demekten bu söz dizimi benim atasözüm haline geldi. Sürekli: - nE? -Pardoon? -anlamadım? -NASIL YANİ? -şaka mı ?  şeklinde geçiriyorum günlerimi. Sanki 16.yüzyılın Avrupa köylüsüymüşüm de bulunan bütün yeniliklere şaşırıyormuşum gibiyim. Özellikle ummadık taşlar artık başımı yarmıyor çünkü başım yerimde kalmadı sağ olsunlar.      O kadar duyarsızlaştım, o kadar hissizleştim ki artık anlayabiliyorum 30 yaş ve üstünün dünyayı sevmek için bir neden bulamamasını. Büyümeyi hiçbir zaman istemediğimi biliyorsunuz ki ben hala Avengers, Disney filmleri kovalayan biri olarak kalmak istiyordum. Fakat son iki aydır hayatım: " ahahaha demek dünyanın renklerini hala canlı ve sıcak mı görmek istiyorsu...