Kayıtlar

Birimizin Ehliyeti Olması Lazımdı O Görevi Ben Üstlendim

Evet arkadaşlar bugün büyüüük bir olay gerçekleşti... 9 Kasım 2024... Bu tarihi dağlara taşlara yazmak istiyorum  Çünkü artık ehliyetim var 💃💃💃💃      Bu bana göre KPSS kazanmaktan daha zor bir sınavdı. Hayatım boyunca hep büyük bir insan olup özel şoförümle her yere giderim diye düşünmüştüm. Evet zaman zaman hala öyle düşünüyorum ama büyük insan olmama bi 20 sene daha vardır ahahah       Aslında ehliyet alma konusu çok ani gelişen bir durumdu. Aklımda vardı, evet ama hep, daha sonra daha sonra ve daha sonra diye sürekli erteliyordum. Ama geçen yıl -zaten ne olduysa geçen yıl oldu- Yolda üç beş adamla yürürken dedim ki; WTTTFFFF biz niye ağustos sıcağında deli danalar gibi aynı yolları yürüyoruz bu İzmir sokaklarında ?!?!      Araba aşerdiğim ilk andı. Daha önce arabayla sadece ileri gitmesini biliyordum ama o haldeyken bile "açılın açılınn araba kiralayacağım off bayılacağım yürümekten çölde bedevi oldum." diye cinnet geçirecekt...

Hadi ben Overthinkistan'a

🎀  Overthinkinstan'a Hoş Geldiniz 🎀      Bugün birazcık düşüneceğiz. Korkmayın beyin yakan bir şey değil ama canınızı yakarsa mesuliyet kabul etmiyorumm.      Geçen gün oturuyoruz üç öğretmen ve klasik, her defasında dönen o konuşmayı başlatması için birimizin acımasız davranması gerek. "Büyüyünce ne olacağız biz ya?" Erikson amcamız yaşasaydı bu günlerii.. Kimlik kazanmaya karşı rol karmaşasını 11-17 yaş değil 17-30 yaş arası yapardı. Güzel günlerde tespitini yapmış, göçmüş gitmiş.      Biriyle konuşurken en sevdiğim konudur bu. Sessizliği bölen en sert soru. Saatlercee "Şu anki yaşamından mutlu musun?" sorusunun cevabını dinleyebilirim. O da evet mutluyum tabii falan bir şeyler geveler de anlarım bir şeyleri değiştirmek istediğini. Ardından ikinci soru; Bir şeyleri değiştirmek isteseydin neyi değiştirirdin?       İşte sana milyon tane kesik ucu olan bir ip yumağı. Ne tarafa çekersen o tarafa büyüyecek yumağın. ...

Her Fikre Saygı Duyanın Kendi Fikri Yoktur Bölüm:1

       Saygı neydi...      Saygı emekti...Ay dur bir saniye.. Sevgi mi emekti ? Aman canım ne fark eder ? ikisi de emek isteyen bir durum değil mi? "Hep önde gidenin geri birden var benden içeri kendimden deli Adem'den beri saygı evrenseldir sevgim göreceli. Her aslan gerilimine hazır eder ininde öleceğin Zavallı rezil bir eziğin tek hazinesi bahanesidir."       Bende saygının evrensel ve sevginin göreceli olduğuna inanırdım ama aslında ikisi de görecelidir.       Herkese saygı duymak zorunda mıyız ? Bunu ilk kim çıkardı Allah aşkına !? Bu kural yüzünden empati, tolerans, değerlerim, değerim, benliğim, düşüncelerim ve en önemlisi YARGI kelimesini birbirine karıştırıp çorba yapıp afiyetle karşı tarafın içmesini bekliyoruz. Ülkemizin kitap okuma becerisi bakımından -Herkese Kitap Vakfı verilerine göre- 35 ülkeden 28. sırada olduğunu düşünürsek bu kelimelerin anlamlarını doğru bilen ve doğru yerde kullanan insanlar ...

Deccalim ile 15 Saat

 Merhaba Sevgili Okurum... Saat 03.27 ve tahmin edebileceğin gibi bu saatte pek keyifli yazılar yazılmaz. Bugün tam olarak içimdeki bütün hislerin öldüğü günün yıldönümü değil fakat o ayın içerisinde sayılırız. Kutsal Ağustos.     Ağustos beni şaşırtmıyor ki bugün yine beklemediğim bir anda canevinden vurdu.  Uyumadan önce oynatma listemi karışık çalmaya almıştım ve yatağıma uzanmış yavaş yavaş uykuya dalmayı beklerken çok önceden silmem gereken bir şarkıyla karşılaştım. Nilüfer'in Son Arzum şarkısı...     Bazı şarkılar vardır öylece açıp dinleyemezsiniz. Şarkıcı o şarkıyı sadece atfettiğiniz kişi için söyler. Nilüfer Son Arzum'u 2023 Ağustos Deccal'im için söylüyordu. Dünyanın neresine gidersem gideyim o şarkı ona aitti. Bilmeyenler ya da okumaya üşenenler için kısa bir özet geçeyim; bir kuyruklu şeytan düşünün işte o tüm renklerimi çaldı. Bakmayın böyle "aaa geçti gitti canım." naraları attığıma. O bir ateşti, ateştendi. Nasıl ateş yarasının acısı geçte ...

Açın Karnı Doyar Egosu Doymaz

Selamm Sevgili Bal Köpüklerimm.. Mart'tan beri görüşmüyoruz vee sizi çok özleedimm 💕 Evet size birrr sürüü yenii konuyla geldim. Nereden başlayacağımı tam olarak bilemiyorum çünkü o kadar karmaşık şeyler başımdan geçti ki. Tane tane başlayalım. Son 2 aydır "Bu ne işşş be böyleee !?!" demekten bu söz dizimi benim atasözüm haline geldi. Sürekli: - nE? -Pardoon? -anlamadım? -NASIL YANİ? -şaka mı ?  şeklinde geçiriyorum günlerimi. Sanki 16.yüzyılın Avrupa köylüsüymüşüm de bulunan bütün yeniliklere şaşırıyormuşum gibiyim. Özellikle ummadık taşlar artık başımı yarmıyor çünkü başım yerimde kalmadı sağ olsunlar.      O kadar duyarsızlaştım, o kadar hissizleştim ki artık anlayabiliyorum 30 yaş ve üstünün dünyayı sevmek için bir neden bulamamasını. Büyümeyi hiçbir zaman istemediğimi biliyorsunuz ki ben hala Avengers, Disney filmleri kovalayan biri olarak kalmak istiyordum. Fakat son iki aydır hayatım: " ahahaha demek dünyanın renklerini hala canlı ve sıcak mı görmek istiyorsu...

Elma Mısın Karpuz Mu ?

 Selam Millett...     Yazmayalı u zun zaman oldu bal köpüklerim. Travmalarıma travma katmakla meşguldüm ahahah.      Kendimi son günlerde tuhaf hissediyorum. Bir deniz feneri gibi. Bu arada dünyada en sevdiğim aktivelerin arasında başı çeker geceden sabaha kadar dönüp duran deniz fenerinin ışığını izlemek. Küçükken yaşadığım şehirde büyük bir deniz feneri vardı. Balkondan hafif sarkınca (sakın denemeyin çocuklarr) onun loş ışığını görebiliyordum. Büyüyünce o ışık ben oldum.      Son iki haftadır hiçbir şey hissetmiyorum. Bir insanın hiçbir şey hissetmemesi normal mi ? Gece olduğunda "vay be bugün de bitti" diyorum. Yaşamım koca bir panjura döndü. Gündüzleri açılıyor, geceleri kapanıyor. Aslında bu hissizliğimi birçok beklentimin gerçekleşmemesine bağlıyorum ya da bir hevesle istediğim belki de onun mutluluğundan uyuyamadığım olayların içine girdiğimde aslında o kadar da şatafatlı olmadığını gördüğüme bağlıyorum. Oblomov ve Volkan Konak karışı...

Ağlak Kedi Yavrusu Sendromu ( Part Part Anlatım)

  Merhaba Sevgili Okurlarımm...     Bal köpüklerim diğer blog yazılarımdan da biliyorsunuz ki Maşallah dediğim üç gün yaşamıyor, "kanka o öyle arkasından konuştukları gibi birisi değil, iyi çocuk." dediğim kişi Deccal'den 3 sn sonra doğmuş çıkıyor ahahah.     Az önce yine -daha dün yazdığım blog yazımdaki- "iyi çocukla" saç baş kavga ettik.  Ah özür dilerim, saç baş kavga edemeyiz çünkü keldi.😭     Şu hayatta nereden kaptıysam iyi niyet hastalığını "Her iyinin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik." sözünü her kötü insanın içindeki o masum ağlak çocuğun olabileceğine inanmak istiyorum.  Hayır kardeşim hayır... Saf kötünün içinde sadece saf kötülük vardır. 45 dakika önce başıma gelen bir olayı anlatıyorum... Hemen sıcağı sıcağına çünkü bal köpüklerim taze sever 💛       Geçen hafta şu bahsettiğimiz "iyi çocukla" tanıştık. Ona uzun uzun iyi çocuk demek istemiyorum çakma pileybooyy Casanova diyeceğim, ki bu bil...