Yeni Sezonumdan İlk Fragman

 Selam Balköpüklerim...

    2026 yılının ilk yazısı olacak bunun için çoook heyecanlıyım çünkü çekilmez bir adam oldum yine... Uykusuz, aksi, lanet...

    Şaka şaka.. Balköpüklerim geçen gün öleyazıyordum. Ölmeye yaklaşmak, inanılmaz korkunç bir şey inanılmaz... Hastaneye zor yetiştim. Küçük bir kalp sorunu geçirdim ve zamanında kaç defa  "ALLAAH CANIMI ALSA DA KURTUULLSAAAAMMMM" diye göklere göklere bağırdığımı  hatırlamıyorum bile ama harbiden bi beyaz ışığı görünce ne kadar tövbeler ettiğimi hatırlamıyorum. Neredeyse göklerle bir pazarlığa bile giriştim 'Allahım beni seviyorsun değil mi? Bak daha bunu bunu yapmadım bile sen beni almazsın yanına biliyorum izin vereceksin istediklerimi yapmama lütfennn biraz daha zaman' demek ve yaşamayı dilenmek. 

    Son yedi aydır hayatımın en kötü günü maalesef.  Kimin bedduası tuttuysa kallavi biriymiş asdfdsdjd Son yedi ayım dünyanın en korkunç korku filminden daha korkunç. Aşkına ennn çok güvendiğim bir çift, ki belki de bildiğim tek mutlu çift, çat diye dünyayı tersten yaşamaya başladı. Arkadaşlar ben aşka olan inancımı ne olursa olsun -ne hayal kırıklıkları, yarım bırakılışlar, hakaretler işitmiş olsam bile- kaybeden biri değilim biliyorsunuz ki aşk benim zaten ama artık buna hayal kırıklığı da diyemem bu direkt insanın kalbini söküp atma işi. Allahtan 2023'te hayatımın en büyük kazığını yemiş ve ultra mega olgunlaşmış biri olarak bu leşş gibi geçen günlerimde yıkılmak yerine oturup özüme baktım. Benden kimler geçmiş, ben aslında en çok kimde takılı kalmışım, bana gelenler ve benden gidenler. Ben aslında neyim ?

    Merak etmeyiinn bu sene size yok sevgi her şeyi düzeltir yok sevgi her şeyin üstesinden gelir tarzında şeyler söylemeyeceğim maalesef sevginin hiçbbiiiirrr halta yaramadığını o kadar iyi öğrendim ki yüce evren sağ olsun bana ne kadar sevgisizlik içinde büyüyen insan varsa hepsini tekk tekk - bazen de üçer beşer- verdi. Ve açıkçası insanların hayatımda bir anı olarak kalmasından da o kadar sıkıldım o kadar sıkıldım ki şu an tarih 22.03.26 ve saat 23.21 hayatıma biri bile girmemesi için özellikle özen gösteriyorum desem yeridir. Bu zamana kadar insanları çok sevdim, kimse kalkıp bana "deccal gibiydi" diyemez. Herkese o kadar beyaz oldum ki insanların ilk işi o pis düşünceleriyle bana karalar çalmak oldu. En yakınım; kanım canım dediğim insan da beni yarı yolda bıraktı, en uzaktaki sevdiğim de soframa oturan da sırtımdan bıçakladı. Şimdi kalıp ıssız adam edebiyatı yapmayacağım tabii ki ama insan ölürken, ki öleceğimi sandım ciddili, gerçekten durup bi bakıyor yani elinde kimler kalmış ? Kimse yoktu sevgili okuyucum kimse. O kadar köpeekkklerrr gibi aşık olduğum insan da beni kazığa  bağlayıp yakmak istiyor, günlerce ağladığında göz yaşlarını sildiğim insan da. Neden böyle oldu ? diye sormak isterdim ama artık evrene neden diye sormuyorum. Öyle mi olmuş ? Tamam öyle olsun. Yanlış mı anladın ? Tamam anla.  Çünkü hayır bir adım geriye gitmek bile değil, olduğunuz yerde kaldığınızda bile aslında o kadar çevrenizdeki hayatta yoksunuz ki yokluğu şu yedi ayda iliklerime kadar hissettiğim doğrudur. Düşününce fark ettim de insanlar beni ne zaman istese bulabiliyor ama ben haberli gitsem bile kimsenin eşiğinden geçemiyorum. Şu dünyada gerçekten 'onunla tamamım' hissettiğim insanların aslında tamam olduklarını ve benim de tıpkı onların hayatında kolaya bantlanmış bir reklam bardağı olarak hissettiğim oldu ki bazı insanların gerçekten hayatında o anlık oluşan bi eşantiyonsunuz. Bunu tek kişi için söylemiyorum. Üç günlük derin analizlerim sonucunda aktif olarak benimle sohbet eden 50 kişiyi oturup deftere adını yazarak düşündüğümde çıkarttım bunu. Haliyle rehberimde pek insan kalmadı ama olsundu. 

    Açık konuşmak gerekirse kimsenin hayatında başrol olmayı falan düşünmedim. Kimsenin de bana ölüp bittiğini düşünmüyorum çünkü ben sevgiye inanmıyorum balköpüklerim. O kadar mantık çerçevesinde düşünüyorum ki geçen gün birisi bana "2 milyonun olsa ne yapardın?" dedi. Eski ben olsaydım muhtemelen romantik bir cevap verirdim ama şimdi "kendi inşaat firmamı kurardım getirisini de yatırım." dedim. O da ayakkabı alıp azıcık dünya turu yapıp gerisini harçlık yapacakmış. Hah! ne anlamsız. İki milyonun var ve ayakkabı mı alacaksın gerçekten ? Nesin sen Taylor Swift mi ? 

    İşte sevgili okurumm... Ciddi anlamda taş kalpli olmuşum ve bundan dolayı kardiyolojiye gittim asdfhsg bana ne dedi biliyor musun ? HEYECANLAN ?!!?!? 

 nE? 

    Benin yaşımdaki insanların nabzı bu kadar düşük atmazmış. Kalbin sağlam ama nabız yok heyecanlan dedi. Doktorların soyut kelimelerle tedavi etmesi mi? "sen biraz salladın gibi ama" dedim içimden. Nasıl heyecanlanayım ? dedim doğal olarak yani sizce bu zamanda heyecanlanmak diye bir şey olabilir mi ? Her şeyi yaşıyoruz neye heyecanlanabiliriz ki ? Sonra o dahiyane tavsiyesini verdi: Heyecanlanamıyorsan spor yap asdfgshd  

    Her neyseee... Tabii ki buna inanmadım balköpüğüm. Maalesef bu da kötü bir özelliğim tek bir doktora inanmamam. Ertesi gün de göğüs hastalıklarına gittim çok şükür sağlamımm hhdhdjfk o aksine daha mantıklı şeyler söyledi. Oruç tutmaktan kaynaklı bol su yetersizliğinden diyerek. Bana soyut bir görev yüklemediği için müteşekkirim ^_^

    Kardiyoloji hanımm kardiyoloji hanımm... Ne kadar severseniz birisi için ne kadar heyecanlanırsanız heyecanlanın ondan onun anladığı, onun sevdiği kadarsınız işte. Noldu sabahlara kadar mesajlaştığımız, telefonda konuştuğumuz, uğrunda çiğ tavuk bile yiyeceğimiz insanlar nerede şimdi? Heyecanlanmıyorum çünkü her şeyin koca bir yalandan ibaret olduğu biliyorum. Heyecanlanmak için ne yapıyorsun peki diyenler için ikinci üniversitemi okuyorum ve vize-finallerine girerken oldukça heyecanlıyım ahahaha ve birisi bana canlı deve kuşu yavrusu verse de çok heyecanlanırım gerçi. 

    Kalbimin yaptığı bu minik ilgi şovunu buraya kaydedeyim dedim. Arkadaşlar sadece kendi hayatınızda var olun. Bunu her gün şovmen kalbime anlatıyorum " bebeğim senin görevin beni yaşatmak ya saçmalamaa lütfennn." desem de kendisi bir sevgi pıtırcığı olduğu için ihanete, sevgisizliğe, yalana, iftiraya, ihanete ve ihanete gelemiyor. Çok yedi bu sıralar yani aynı anda üç tane, kılıç üçlüsü gibi yedi. Afiyet bal sugar olsun da siz birde beni senenin sonunda görün bakalımm..

Kendinize iyi bakmayı ve HEYECANLANMAYI unutmayıınn. 

MORİ










    









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Baştan Beri Hiç Yazılmamış Bir Hikaye: Yarı Yol Yolculuğu

Hayat İşte "Cıss" Yapıyor Adamı 😋

Ne Büyük Yanılgı Her Şeyi Olması Gerektiği Gibi Sanmak !